30 Temmuz 2010 Cuma

YERLEŞMESİN GÖZLERİNE KORKUNUN ANLAMSIZ BAKIŞLARI.



Sil baştan korkularını
Sar cesaretle yürek bilincini
Ellerin yitirmesin güzellikleri
Uçup gitmesin sabah yeli gibi
Bırakırsan gözlerini anlamsızlığa
Bulamazsın parıldayan ışığı
Yerleşmesin gözlerine korkunun anlamsızlığı
01.04.2003



Korkularımız… Hepimizin bir yerde çıkacak olan farklı bir duygu yoğunluğu... Bazen bu bir ölüm olur, sevdiğimiz, yüreğini hep yanı başımızda hissettiğimiz birinin ölümünün yaratacağı korku; bazen düşüncelerimizi açıklamaktan korkarız çünkü önce onun bize ne götürüp ne getireceğini kestiremeyiz; bazen gök gürültüsüyle gelen yağmurdan korkarız, oysa yağmur için nice şiirler nice besteler yapılmıştır, değil ondan korkmak, damlalarında ıslanarak ellerinde sıcak bir elle yürümek kadar güzel bir şey olabilir mi? Bazen gecenin karanlığından korkarız oysa gece bizim sığındığımız yıldızlarla buluştuğumuz anlardır. Hepimizin bir korkusu ve bunun bir gerekçesi vardır, silmek gerek baştan bunları, duyguları köreltmek değil duyguları yeşertmek için, ama yürek bilincini geliştirmek gerek ellerimiz güzellikleri yitirmesin, yeni sevdalara, dostluklara, umutlara, gelecek düşlere uzak kalmasın, onu bırakmasın, yitirmesin diye...
Evet ne zaman gözlerimizi anlamsız bir boşluğa bırakırsak, o zaman uçurumun kenarında bir ayağımızı aşağıya doğru sarkıtmış oluruz. O zaman bütün umutlarımızı uçurumdan fırlatmış oluruz, gelecek düşlerimizi kör bir zindana kapatmışız demektir. Gözler yitirmesin anlamını, sevdasında anlamını bulsun. Baksın mavi gökyüzünün derinliklerine sonsuzluğu görsün, baksın okyanusun uzunluğuna yüreğinin fark etmediği genişliğini, güzelliğini görsün, baksın doğanın yeşilliğine, rengarenkliliğine, direngenliği ve coşkuyu görsün. Yitirmesin gözlerin anlamını. İşte bu yüzden, bütün acılara, yıkıntılara, hüzünlere rağmen yerleşmesin gözlerine korkunun anlamsız bakışları. Gözler hep ufka, mavinin güzelliklerine takılı kalsın, parlayan ışığı eksik olmasın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder